Sabır Nedir? – 1

Sabır kelimesini hayatta farklı olay ve hadiseler yaşadıkça kullanırız. Sabır gerektiren bu olay ve hadiseler insanı üzücü, insanın moralini bozan konular etrafında örgülenmiş olaylardır. Sabır kavramını insanlar birbirlerine nasihat verirken veya birbirlerini teselli ederken kullanırlar. “Sabret geçer”, “Allah sabır versin”, “biraz sabırlı ol” gibi cümlelerle sabır kavramı iletişim hayatımıza yerleşmiş bir kavramdır.

Sabır nedir? başlıklı yazımızda birbirimize neyi tavsiye ediyoruz, bu tavsiye ettiğimiz kavramın ayrıntıları nelerdir, kolaylıkla tavsiye ediyoruz ama sabrın, sabır göstermenin yolu yordamı, kendine has bir yol haritası var mıdır, neye göre sabır göstermek gerekir, sabrediyorum derken doğru düşünüyor muyuz gibi soruların cevaplarını arayacağız.

Sabrın Mahiyeti Nedir?

Sabır soyut bir kavramdır. Günlük hayatta gelişigüzel kullanılan sabrın aslında zannedildiği kadar kısır bir anlamı yoktur. Görülmeyen ve dokunulmayan bu kavramın mahiyetini incelemek ve öğrenmek gerekir.

Sabır insanlar arası ilişkilerin hem bireyler bazında hem de toplum çapında disipline edilmesinde önemli bir yere sahiptir. Her şeyden önce sabrın derinlemesine incelenmesi gereği gibi yaşanması için elzemdir.

Sabır kavramı çoğunlukla hayattaki üzücü ve zor durumlarda karşımıza çıkar ve hayatımızda yerini alır. Mutlu ve huzurlu zamanlarda anılmasa da sabır insanlar açısından dünya bir imtihan meydanıdır  hakikatine binaen hemen hemen her daim dilimizdedir.

Sabır Nedir?

Sabır, imanın gereğidir.

Sabır kalp kırmamaktır.

Sabır “öf” dememektir.

Sabır çok konuşmamak, çok yememek, çok uyumamaktır.

Sabır Yaratıcıya tevekkül gösterebilmektir.

Sabır üzüntüler karşısında metanetli davranmadır.

Sabır çalışmadır.

Sabır iyilikler karşısında sebat etmedir.

Sabır tartışma ve kavga ortamlarında sükuneti koruyabilmektir.

Yukarıdaki tanımlarımızdan gördüğünüz üzere sabır böylesi bir şekilde hem bireysel hem toplumsal hayatımızın içindedir. Öyle içimizdedir ki günümüz gecemiz sabır / sabretme / sabır gösterme / sabır tavsiye etme tabirleri ile iç içedir.

Sabır Çeşitleri Nelerdir? Hangi Konularda Sabır Göstermeliyim?

Sabır konularına göre farklı türlerde gösterilir. Bu türler yaşadığımız şeyler çerçevesinde isimlendirilmiştir. Şimdi bu sabır çeşitlerini inceleyelim.

Musibetlere Karşı Sabır

Musibet dünya hayatında can sıkıcı konu ve olayların bütününe verilen isimdir.

  • Malın çalınması
  • Bir yakının vefatı
  • Hastalıklar
  • Kazalar
  • Yangınlar
  • Seller
  • Doğa ile ilgili felaketler
  • Toplum huzuru ve bütünlüğünü, kardeşlik ortamını bozan fitne ve bozgunculuk
  • İletişimde geçimsizlik
  • Düşmana karşı
    gibi konular hayatın içinde musibet olarak nitelediğimiz konu ve olaylardır. Bu tip konu ve olayı kulluğa yakışır bir olgunlukta karşılamak sabrın gereğidir. Sabır gösteren insan “Allahtandır”, “bu da geçer”, “sabretmeliyim” gibi anlamlara gelen söz ve tavırlarla hareket eder.
İbadetlere Karşı Sabır

Sabır İslam dininin birtakım ibadetleri için de gösterilir. İbadetler kulun kendini disipline etmesi ile yapılır. Malumdur ki ibadetlerin kendilerine göre usul, düstur ve kuralları vardır. İşte tam da bu gibi noktalarda kulun sabrı gerekir.

İbadetlerde Sabır Ne Demektir?

İbadetlerde ne şekilde sabır gösterilmesi gerektiği merak ediliyor olabilir. Eğer “ibadetlerde sabır ne alaka!” diyorsanız anlatınca meselenin mahiyetini idrak edeceksiniz.

Namaz Kılmakta Sabır Gösterilir
  • Günde beş vakit kılmakla vazifeli olduğumuz namazları disipliniyle kılmamız sabrı gerektirir. Bu namaz disiplinin nasıl olduğunu anlatan namaz nedir, namaz nasıl kılınır? başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
  • Nefis insana “her gün beş vakit namaz kılmak zor geliyor, kıl kıl bitmiyor, ömür boyu mu kılıp duracağız” gibi söylemler fısıldayabilir. İşte böyle düşünce ve vesveseler  karşısında namaz kılmaya devam etmek sabrın gereğidir.
  • Namaz abdest ile kılınır. Her zaman namazdan önce abdest almak da yine sabrın gereğidir.
  • Namaz insanın keyfi uygulamaları çerçevesinde kılınmaz. Namaz belli kurallar dahilinde kılınır. Bu kurallar İslam dininde farz, vacip, sünnet, mekruh olarak isimlendirilir. Bahsi geçen kuralların ayrıntıları için mükellefiyet nedir? hüküm nedir? farz nedir? vacip nedir? başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Oruç Başlı Başına Sabır İbadetidir

Oruç tutmak tamamiyle sabır ibadetidir. Oruç ibadetinin kullara sabrı öğrettiği Kuran-ı Kerimden ayetler ve hadisi şefiler ile sabittir.

Hac Farizası Yerine Getirilirken Sabır Gösterilir

Hac ibadeti meşakkatli olan bir ibadettir. Gidenlerin söylemlerinden ve kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre haccın fiziki güç istediği bilinmektedir. Haccın da sabra bakan böyle bir yönü vardır.

Dua İbadeti de Diğer İbadetler Gibi Sabır Gerektirir

Dua etmek ve kaderden beklediğini ummak da sabır gerektirir. Duada acelecilik dinimizce iyi karşılanmaz. Hz Muhammed (sav) hadisinde duada aceleci davranılmadığı müddetçe duaların karşılık bulacağı haberini vermiştir.

Yapılan ibadetlerden sonra riyaya (gösteriş) girmemek de yine sabrı gerektirir.

Görüldüğü üzere ibadetlerin kendi cinsleri çizgisinde sabır konusuyla ilgisi bulunmaktadır. İbadetlerde sabır bu kadarla sınırlı değildir. Bahsettiğimiz ibadetlerden başka aklınıza gelen diğer ibadet türlerinde de sabır göstermek gerekebilir.

Sözün özü ibadet yapmak nefis ile mücadele etmektir. Nefis mücadelesi eşittir sabırlı olmaktır.

Günahlara Karşı Sabır

Dünya hayatı sevap ve günah olmak üzere iki kavram üzerine kuruludur. İnsanoğlunun ahiret hayatı bu iki kavramdaki hassasiyet üzerine şekillenecektir.

İslamın tavsiye ettiği ve emrettiği fiil ve davranışlar insana sevap kazandırır iken men ettiği ve yasakladığı fiil ve davranışlar ise günah işletir.

Günah işlemek kolay, sevap kazanmak zordur. Günah olan işler nefsin hoşuna gider ve insana cazip gelir. Bu yüzden günaha girmek kolaydır.

Sabır da burada insana yardımcı olur. Kolay işlenen günahlara karşı dik duruşu bozmamak ve kulluk olgunluğuyla günahları def etmek sabırla olur.

İslam dini çizgisinde insanın keyfine göre hareket etmesi uygun değildir. İnsanın davranışlarını İslam dini kural ve kaideleri belirler. Sevaplar bu kurallara uymakla kazanılır. Sevap işlemekte de bu yüzden zorluk vardır.

Bütün bunlardan ötürü günahlardan uzak durmak ve sevaplara yakın olmak sabır ile doğrudan ilgili konulardır.

Kuranda Sabır Konusu

Kuranı Kerimde sabır kelimesi on iki yerde sıkıntı kelimesi de on iki yerde geçmektedir. Rabbimiz Kuranın ayetlerinden de anlayacağımız üzere sabrı ciddiyetle tavsiye etmiştir.

Sabır gösterenler ve sabra teşvik edenlerle ilgili haberler ve müjdeler Kuranın ayetlerinde bulunmaktadır.

Bakara Suresi 45 .ayetinde Allah-u Teala bizlere sabır ve namazla O’ndan yardım istememiz gerektiği öğütünde bulunmuştur. Böyle nasihatleri kulak arkası yapmamalı ve hayatımızı tanzim ederken bunlar çizgisinde belirlemeliyiz.

İnsan Suresi 12. ve 13. ayetlerinde sabredenler için ölümden sonraki hayatta cennetler ve ipekten giyeceklerin olduğu, onların tahtlar üzerinde yaslanarak oturdukları, yine orada güneşin sıcağı ve soğuğunun olmadığı şeklindeki açık tasvirler yapılmıştır.

Zümer Suresi 10., Furkan Suresi 75. ayetlerinde sabredenlerin ahiret hayatında cennetle ve yüksek makamlarla mükafatlandırılacakları ve bu mükafatların hesapsız yani cömertçe verileceği, orada bir sağlık temennisi ve selamla karşılanacakları müjdeleri açık ve net bir şekilde verilmiştir.

Enfal Suresi 46. ayette Allahın sabredenlerle beraber olduğu haberi verilmiştir.

Ali İmran Suresi 146. ayetinde ise kulun Allah yolunda mücadelede -insanlarla anlaşma, nefis mücadelesi- gevşek davranmaması gerektiği Ona kullukta zirve insanların dahi mücadeleden geri durmadığı bilgisi verilmiştir. Sonrasında da Allah’ın sabreden kullarını sevdiği müjdesi verilmiştir.

Asr Suresinde de yine bizlere birbirlerine sabrı tavsiye edenlerin hüsranda olmayacağı bilgisi verilmiştir.

Kuran-ı Kerim sabırla ilgili müjdeler ve öğütlerle doludur. Kulluğun özü sabırdır. Rabbimiz sıklıkla sabrı öğütlemiş ve uygulanması için bizleri teşvik etmiştir.

Hadislerde Sabır Konusu

Peygamber efendimiz Hz Muhammed (sav) sabır üzerinde çokça durmuştur. Bununla ilgili farklı olaylar üzerine hadisler söylenmiştir.

Öyle ki Hz Muhammed (sav) “iman nedir?” sorusu karşılığında imanın tanımını sabırlı ve hoşgörülü olmak şeklinde yapmıştır.

Bir başka hadisinde Hz Muhammed (sav) sabırda bakış açımıza şu şekilde yön vermiştir. Namazın bir nur, sadakanın bir burhan, sabrın ise bir ışık olduğu ifadesinde bulunmuştur.

Yine efendimizden öğrendiğimiz bir başka sabra dair gerçek de sabrın makbul (kabul olunan) olanının musibet tosladığında ilk andaki sabır olduğu bilgisidir.

Musibet ilk dokunduğunda feryat figan koparıp sonra sabır göstermek dinimizde uygun görülmemiştir. Öyle ki sabrın tanımı dahi hadislerde bu yönde yapılmıştır.

Dinimiz sabra çok önem vermektedir. Sabrın İslamın ve imanın bütünleyici bir ibadet olduğu hakikati gözden kaçırılmamalıdır.

“Nasıl sabretmeliyim, nasıl sabır göstermeliyim?” gibi soruların cevaplarını arayanlar ve sabır konusunda zorluk çekenlere bu yazımızın bir nebze olsun moral vereceği kanaatindeyiz.

Bir Cevap Yazın