İslamda Şiddetin Yeri Var mıdır?

İslamiyet sevgi dini olup insanlara sevgi ve hoşgörü ile muamele etmeyi öğütler. Allah-u Teala kainatı sevgi ile yaratmıştır. O Hz Muhammed (sav)’i ve bizleri sevdiği için yaratmıştır. Bizleri sevdiği için kendisinin varlığından Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz ile haberdar etmiştir. Dolayısıyla dünyanın mayası sevgidir. Sevgi ile birlikte dostluk ve kardeşliktir. Yüce Allahımız Kur’an-ı Kerim Ali İmran suresi 103. ayette bizlere şunları öğütler;

“O halde hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın ve parçalanmayın. Hem Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de Allah kalplerinizin arasını İslam ile birleştirdi; böylece O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Hem ateşten bir çukurun kenarında küfür içinde idiniz de sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklar ki ta ki hidayete eresiniz.”

Allah-u Teala Hz Muhammed (sav)’e Ali İmran suresi 159. ayette şöyle buyurmuştur; “sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar etrafından dağılıp giderlerdi.”

Hucurat suresi 10. ayetinde ise “müminler ancak kardeştirler” buyurulmuştur. Rabbimizin ayetlerinde bize verdiği bu kıymetli öğütleri dinimiz İslamiyetin sevgi, dostluk ve kardeşlik üzere inşa edilmiş olduğunun çok açık ve net delilleridir.

Şiddet, içinde öfkenin bulunduğu güzel ahlaka muhalif söz, fiil ve davranışların bütünüdür. Şiddet kaba kuvvetin uygulandığı bir davranışı ifade etmenin yanında kalp kıran, insanların arasını açan söz ve fiilleri de kapsar. İslamiyet bırakalım bir kişiye kaba kuvvetle muamelede bulunmayı ağızdan çıkan kalp kırıcı sözden dahi Müslümanları men etmiştir. Öyle ki Hz Muhammed (sav) bu konuyu “kalp kıran Kabe’yi yıkmış sayılır” hadisiyle bizlere şiddetin ne kadar İslamiyetle tezat bir kavram olduğunu net bir şekilde bildirmektedir. Durum böyleyken mayasında sevgi bulunan dinimizin şiddetle ve şiddet içeren sözlerle hiçbir alakası yoktur.

Hz. Muhammed (sav) bazı hadisleriyle Allah’ın yumuşak huyluluğu sevdiğini ve bu güzel davranışı ödüllendirdiğini, insanlara zararı dokunanlara ise Allah’ın da zarar vereceğini bildirmektedir. Bu bilgiler ile bir anlamda şiddetten uzak duran insanların müjdelendiği, şiddeti tercih edenlerinse cezaya çarptırılacağına dair uyarıldığı görülmektedir.

Günümüzde bireysel ve sosyal hayatımızda büyük bir yere sahip televizyon ve internet de şiddete teşvik edici olmaktadır. Televizyon ve internette yayınlanan şiddet içerikli görseller, videolar, çizgi filmler ve de filmler bu konuda insanların bilinç altını olumsuz bir şekilde etkileyip hayatımıza şiddeti dahil etmektedir. Hem çocukların hem gençlerin hem de yetişkinlerin ruh dünyasını şiddete meyilli hale getiren tv ve internet bireylerin ve onlarla birlikte toplumların olumsuz davranışlar edinmelerine zemin hazırlamaktadır.

Bilhassa çocukların ve ergenlik çağındaki gençlerin ilgi alanına giren silah ve savaş içerikli oyunlar da gelecek nesillerimizin ruh dünyalarını şiddete meyilli hale getirmektedir. Bu tip oyun ve eğlence aktiviteleri yeni nesil için ciddi tehlike oluşturmaktadır.

Dinimiz İslamiyet her zaman tv, internet veya oyunların sevgi, saygı, birlik ve bütünlüğü arttırıcı yönde kullanılmasını uygun görür. Geleceğin tohumları bugünlerden atılır. Şiddet yanlısı her faaliyet şiddet yanlısı yarınlar demektir. Öyleyse dinimizin istediği sevgi, dostluk ve kardeşlik içeren aktiviteler de yarınlarımızı yine bu minvalde hazırlayacaktır.

Bir Cevap Yazın