Allah’a İman Nedir?

“Allah’a iman” konulu yazımızı detaylandırmak her müslümanın olduğu gibi bizim de boymuzun borcudur. Başlığımız boyunca O’nu anlatmaya çalışacağız. O sonsuz kudret sahibi ve mükemmel bir Zattır. Biz ise yaratılmış sınırlı birer varlığız. Dolayısıyla Onu anlatmak, Ondan bahsetmek kolay değildir. Bu kadar sınırlı iken O’na layık cümleler bulmak ve kurmak mümkün değildir. Bu yüzden kendisiyle ilgili hadsizlik gösterirsek veya sürç-ü lisan edersek kendisinden “af” temennisiyle yazımıza başlamayı uygun görüyoruz. 

Allah’a İman Nedir?

Allah’a iman, imanın şartlarından (İslamın inanç esasları) ilkidir. Her biri ayrı bir kıymet ifade eden imanın şartlarının en temel inanç esasıdır.

Allah’a iman, İslam dininin akıl ve gönül dünyasının birlikte işlemesiyle ilgilidir.

Bu yüzden sadece gönülle ilgili demek Allah’a imanın akla hitap eden gerçeklerine göz kapamak olur.

Zaten yazımızın devamında Allah’a iman akidesinin akla da hitap ettiğini göreceğiz. 

“Allah” Kelimesi İle İlgili Bilgiler

“Allah” kelimesi özel bir isimdir. Arapça olmakla birlikte her dilde bu özel isim aynı telaffuz ile ifade edilir. Türkçe, İngilizce, Fransızca yahut başka dillerde de “Allah” lafzı olduğu gibi söylenir. 

“Allah” lafzının çoğul hali bulunmamaktadır. İslamiyeti benimsemiş milletlere ait metinlerde bu kelime tekliği ve birliği ifade etmiştir. Çoğuluna hiçbir surette rastlanmaz. 

Allah kelimesinin yerine Kur’an-ı Kerim’de Rab, İlah ve Mevla kelimeleri de yer yer kullanılmıştır. Ama tanrı kelimesi kullanılmaz. 

Peki Allah mı Tanrı mı?

Allah kelimesi ile tanrı kelimesi aynı anlamı ifade etmezler. Allah tekliğin yegane ifadesidir. Tanrı kelimesinin ise çoklu bir karşılığı vardır. 

Tarihte insanlar güneş tanrısı, toprak tanrısı gibi farklı isimlerde tanrılara inanmışlardır. Tanrı kelimesi, somut ve çoklu yaratıcı inancını ifade eder. 

“Allah” Kelimesinin Tanımı

“Allah” kelimesini İslam alimleri şu şekilde tanımlarlar “Allah varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlığın adıdır.” Bu tanım kendisiyle ilgili ortak bir tanımdır. 

Tanımın ilk kısmı “varlığı zorunlu olan” derken yokluğu düşünülemez, varlığının hesabı yapılamaz, varlığı sorgulamaz, var olmak için başka bir güce ihtiyac duymayan, kainatın ve içindekilerin ezeli ve ebedi olarak tek ve yegane var edicisi olduğu anlamları ifade edilir.  

Tanımın ikinci kısmı olan “bütün övgülere layık bulunan” derken de hem yetkin hem aşkın olma mükemmeliyetine sahip anlamı ifade edilir.

Allah İnancı Nedir?

İnanç meselesi biz kulların muhtaçlık duyduğu bir hakikattir. İnsan sınırlı, aciz ve fakir bir varlıktır. Yaratılma esasına binaen bu yönleri onun sonsuz bir kudrete sığınma ihtiyacının temel kaynağıdır. 

Kul ne kadar O’na inancı reddetmeye çalışsa da bu konuda O’ndan başkasıyla hem akıl hem kalp tatmin olamaz. Çünkü hem aklın hem kalbin yaratıcısı Allahtır. Onu reddetmek, Onu tanımamak yaratılışa ters düşer. Çünkü sahibi ve geldiği yer bellidir. 

İnsanın Onu reddetmesi tıpkı bir çocuğun annesini, bir resmin ressamını, bir yazının yazarını reddetmek gibidir. Bu durum bir çocuk annesiz, bir resim ressamsız, bir yazı yazansız olmaz hakikatine binaen akla muhal bir yaklaşım olur.

Kalp de Allah’ı arar, ruh da. Çünkü her ikisinin de ortaya koyucusu O’dur. 

Allah inancı tevhid inancını gerekli kılar. Tevhid birlemek demektir. Yani Allah’ın varlığını, birliğini tevhid inancıyla ifade ederiz. Kelime-i Tevhid ile Allah’a olan inancımızı dile getiririz.

Allah’ın Varlığı ve Birliği

Allah’a iman, Allah’ın kainatın ve içindekilerin ezeli (başı olmayan) ve ebedi (sonu olmayan) tek yaratıcısı olduğuna inanmak demektir.

Allah’a iman Allah’ın varlığı ve birliği ile ilgili bütün hakikatleri kalp ile tasdik etmek dil ile de onaylamayı gerektirir. 

Kur’an-ı Kerim’de İhlas Suresi bütünüyle bu konudan bahseder. İhlas Suresinin ayrıntıları şöyledir:

“Gul hü vallahu ehad (De ki! Allah birdir)

Allahüs Samed (Allah hiçbir şeye muhtaç değil herşey O’na muhtaçtır.)

Lem yelid ve lem yuuled (O doğurmamış ve doğurulmamıştır)

Ve lem yeküllehü küfüven ehad (Hiç bir şey O’na denk ve benzer değildir)

Arapça okunuşunu ve ayetlerin manalarını yazdığımız İhlas Suresi gördüğümüz üzere tamamen tevhid inancının delilidir. Kur-an’ı Kerim’de sadece bu sure ile değil farklı yerlerde de tevhid inancına vurgular yapılmıştır. 

Allah’a iman, bu başlığımızın ilerideki bölümlerinde açıklayacağımız Allah’ın isimleri ve Allah’ın sıfatlarını bütünüyle kabul etmek demektir. 

Allah’ın Varlığının Delilleri Nelerdir?

Allah’a iman hem gönül hem akıl iledir demiştik. Ona imanda esas olan aslında sorgulamadan teslimiyet içinde gönül bağlılığıdır.

Ama O’nun varlığı ile ilgili sorular kişinin beynini meşgul ediyorsa O’nun varlığının aklen de mecburi olduğunu bu başlığımızda kanıtlayacağız. 

Kur’an-ı Kerim Delili

Allah’ın varlığının ilk delili kutsal kitap Kur’an-ı Kerimdir. Muhtelif ayetlerinde de Allah’ın varlığı ile ilgili açıklamalarda bulunmuş Kuran bir yaratıcı olduğunun kesin ve kati delilidir. 

Yaratılmış Olma Gerçeği Delili (Hudus Delili)

Yaratılmış olma gerçeği bir Yaratıcıyı zorunlu kılar. Tıpkı bir yazının yazansız tıpkı bir resmin yapansız olamayacağı gibi. 

Akaid (İslam Felsefesi) ilminde bu delile “hudus delili” denmektedir.

Fıtrat Delili 

Her insan İslam dini fıtratı üzerine doğar. Bu hakikat insanın taa doğuştan itibaren bir yaratıcı inancını gönlünde ve ruhunda getirir.

İnsan sonradan çevresi veya kendi nefsi yönelimleriyle İslamdan uzaklaşır. 

İnsan akletme ve düşünme yetisiyle Allah’ı bulabilecek kapasitede yaratılmıştır.

Tıpkı mıknatısın demiri çekme kabiliyeti gibi. Mıknatıs tabiatı gereği demiri çeker. Özellikleri bozulmadıkça bu böyle olur.

İnsanın genlerine işlemiş Yaratıcı bilinci de yaratılmış insanı böyle kendisine çeker. 

Kainat Kitabı Delili (Nizam Delili)

İçinde bulunduğumuz kainat belli bir düzen içinde işler. Dünyanın ekolojik dengesinde şaşmaz bir tertip vardır.

Akaidde bu delil “nizam delili” diye isimlendirilir. Gece ile gündüz, mevsimler ardı sıra zaman içinde akar gider.

Bitkiler kış mevsiminde soğukta kururken baharda tekrar yeşerir. Sonra insan meyvelerinden istifade eder ve tekrar kış olur. Bitkiler tekrar kurur ve bu düzen ayniyle devamlılık gösterir.

Maddenin en küçük birimi atomun yapısı ile dünya etrafında belli bir hesap ile yörüngeleri üzerinde dönen gezegenlerin arasındaki büyük benzerlik konumuzla ilgili oldukça anlamlıdır. 

Kainatın manidar düzeni ile ilgili bu örnekleri arttırmak mümkündür. Bütün bu tertip ve insan aklına hatta duygularına seslenen hesaplı düzenin tek yaratıcısı nasıl inkar edilebilir!

Sebepler Alemi Delili (İmkan Delili)

İçinde bulunduğumuz alem sebepler alemidir. Her işi, eseri, sonucu ortaya çıkaran bir sebep olmalıdır. Alem de bir eser ve bir sonuç ise onun da bir sebebi vardır. 

Onun sebebi müsebbeb’ül esbab (sebepleri bir araya getiren) olan Allah-u Tealadır. Akaidde buna “imkan delili” denir.

Allah’a İman Sonuç

Yazımızın bütününden gördüğünüz üzere Allah’ı bilmek, Allah’ı bulmak zor değildir.

Kendisinin varlığı pek tabii somut delillerle sabittir. O’nu tanımak bu delilleri duyarlılıkla okumaktan geçer.

Unutmamak gerekir ki O’nu reddetmek O’na bir zarar vermez ama insana zarar verir.

Öyleyse O’nun imanının lezzetini yaşamak varken neden kendimizi bu huzurdan mahrum edelim?

Yeterki biz kullar bunun için istekli ve talepkar olalım.

İlgili Yazılar

Namazın Farzları Nelerdir?

İman Nedir? İmanın Çeşitleri Nelerdir?

İslam Dininin Temel İnanç Esasları Nelerdir? İmanın Şartları Nelerdir?

Bir Cevap Yazın